Küresel Kriz konusuna değinmeden önce, siyasi belirsizliklerin arkasında kalan ve medyanın fazla üzerinde durmadığı, ancak benim için çok önem arz eden İzmirdeki Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaşanan bebek ölümlerinin üzerine gidilmesini, sağlık Bakanlığı yetkililerinin üzerine düşen görevi yapmasını ve bu ölümlere yol açan ihmalkârların yargılanmasını temenni ediyorum.
Hatırlarsanız geçen hafta dünya borsaları sert düşüşlere sahne olmuş ve küresel kriz derin bir hal almıştı. Dünyanın önde gelen 6 merkez bankası, para piyasalarındaki sıkışıklığı azaltmak için koordineli bir şekilde harekete geçmiş; FED, Avrupa ve İsviçre merkez bankalarıyla olan swap hatlarını genişletmişti. Bunun yanında Japonya, İngiltere ve Kanada ile de yeni swap hatlarını açmıştı. FED, yeni anlaşmalarla swap hatlarını toplamda 180 milyar dolara çıkarmış ve piyasalarda olumlu bir hava estirmişti. Avrupa Merkez Bankası ise gecelik dolar fonlaması yaparak, piyasaya 40 milyar dolarlık fon sürmüştü. 180 milyar dolarlık geçici döviz takasları piyasa için gerçekten rahatlatıcı bir adım olmuştur.
Merkez Bankaları piyasaya son hamlesi ile toplamda 685 milyar dolara yakın taze para sürmüşlerdir. Hafta içerisinde ABD krizin önüne geçmek için önemli ve büyük adımlar atmış, Hazine Bakanı Paulson, açıklanan kurtarma paketinin; diğer adıyla RFC-Finansman Yeniden Yapılandırma Şirketinin vergi ödeyenleri kurtarmak için kurulacağını açıklamıştır. Bunun yanında George Bushda, Kongreden, finans kurumları için 700 milyar dolarlık garanti paketinin onaylanmasını istemiştir.
Neticede ABD Hükümetinin bankalardaki batık kredileri temizleme operasyonu dev borsaların tarihinde görülmemiş yükselişlere neden oldu. Dünya borsaları ortalama %10 oranında büyük bir artış gösterdi. Üç gün kapalı olan Moskova Borsası ise açıldığı gün
%28.64lük devasal bir artış yaşadı. Yatırım Bankası Morgan Stanleyin hisseleri gün içerisinde %25lik bir değer artışına sahne oldu. Zor durumda olan WaMu hisseleri de günün ilk saatlerinde %26lık artışla piyasaları biraz da olsa sevindirdi.
Piyasalarda bu olumlu rüzgârlar eserken, birçok ekonomist ABDnin müdahalesini çok ta gerçekçi bulmamış ve şişirme hamleler olarak nitelendirmiştir. IMFnin eski baş ekonomisti Rogoff, bu dev kurtarma hamlesini ABD Hazinesi için maliyeti 1 ila 2 trilyon dolarlık devasa bir boyuta çıkabileceğini ve ABDnin bu yükü taşımakta zorlanacağını belirtmiştir. (F.Times, 18.09.08) Gerçekte de taze para piyasadaki paniği önleyebilir, fakat bozulan sektörel dengeyi yerine getiremez.
Yabancı tasarrufu tutmak için faizlerin sürekli yükseltilmesi krizin en önemli nedenlerinin başında gelmiştir. Mali kesim bu gerçeği görememiş ve yabancı tasarrufları tutmak için sürekli yüksek faiz ödemiştir. Piyasalarda doları bollaştıran hamleler kriz için uzun vadede kesin bir çözüm olmayacaktır
Paniği önlemek için alınan önlemler ve yapılan açıklamalar borsalarda bir coşku yaratmış, ancak küresel finans sistemini tehdit eden unsuru hala ortadan kaldıramamıştır. Dünya krizini çözmek için, likidite yanında daha uzun dönemli önlemler almak gereklidir. Ayrıca spekülatif sermayeyi de kontrol altında tutmak birincil iktisadi bir tedbir olmalıdır.
Not: Mevduat sahiplerinin 1,5ayda 16,7 milyar dolar tutarında parasını çekmesinin ardından 119 yıllık Washington Mutuala (WaMu) devlet el koydu. WaMu, 1,9 milyar dolara JP Morgan Chasee satıldı.